Hong Kong ve Tayvan krizleri tırmanıyor

Pekin ile Washington yönetimleri iki ay aradan sonra bu hafta ticaret savaşlarını yeniden görüşmeye başlayacak. Ancak müzakereler öncesinde beklendiği gibi yeni siyasi krizler baş gösterdi: Tayvan – Hong Kong


Çin ile ABD arasındaki rekabet hakkında daha önce yaptığımız analizlerde yeni anlaşmazlıkların kaçınılmaz olduğunun altını çizmiştik. Nitekim bugün yaşanan gelişmeler bu gerçekliği bir kez daha ortaya koydu. Uluslararası siyasette beklendiği gibi Pekin ile Washington yönetimi arasında yeni krizler baş gösteriyor. Üstelik bu gelişmeler Çin ile ABD arasındaki iki ay aradan sonra bu hafta yeniden başlayacak olan ticaret savaşları müzakereleri öncesinde yaşandı.

KOZLARINI GÜÇLENDİRİYORLAR

Aslında iki ülke de ticaret savaşının Mayıs 2018’de başlamasından bu yana birbirlerine karşı kozlarını güçlendirmeye çalışıyor. İki ülke ister liderler statüsünde ister diplomatlar aracılığıyla bir araya gelmeden önce kendi ellerini güçlendiriyor. Hatırlatmak gerekirse Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 27 – 28 Haziran’daki G-20 Zirvesi’nde ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı zirve öncesinde Kuzey Kore’yi ziyaret etmişti. Analistler bu ziyareti “Çin’in ABD’ye karşı Kuzey Kore kozunu güçlendirmesi olarak” yorumlamıştı.

SİLAH SATIŞINA ONAY

İşte bugün yaşanan gelişmeleri de aslında bu çerçevede değerlendirmek hata olmaz. Gelelim sıcak haberimize. ABD, Çin’in tüm itirazlarına rağmen Tayvan’a 2.2 milyar dolarlık silah satışını onayladığı açıklandı. Anlaşma gereği ABD, Tayvan’a 108 adet Amerikan M1A2T Abrams tankı ve 250 Stinger füzesi gönderecek. “Tek Çin” politikasını benimseyen Pekin yönetimi, Tayvan’ı eyaleti olarak görüyor. ABD de kağıt üzerinde Tayvan’ı ülke olarak tanımıyor. Ancak yine de silah satışlarına devam ediyor. Bu son anlaşmanın da ticaret savaşı görüşmelerinden önce Çin’e bir ‘mesaj’ olduğunu söylemek hata olmaz. Bu mesajın diğer bir önemi de sırada hangi silah anlaşmasının olduğu. Tayvan yönetimi ABD’den 60 adet F-16 jeti istiyor. Çin’in en çok karşı çıktığı da bu jetler. Dolayısıyla ABD bir yandan da “F-16’ları satarım” mesajını veriyor.

‘TASARI ÖLDÜ’ AÇIKLAMASI

Gelelim ikinci krize. Kamuoyunun bir süredir aşina olduğu bir konu olan Hong Kong krizinden bahsediyoruz. Hong Kong’da aylardır süren protestolar sonuç vermeye başladı. Hong Kong yöneticisi Carrie Lam, suçluların Çin’e iadesini öngören yasa tasarı için “Tasarı öldü” açıklamasını yaptı.  Yasa önerisi her ne kadar henüz geri çekilmese de bu açıklama Pekin yönetimde olumsuz karşılanacak. Çin yönetimi yasaya karşı çıkanların arkasında ‘dış güçler’ olduğunu sıkça dile getiriyor. Hong Kong’un yasal statüsünü kısaca hatırlayalım. 1997’deki imzalanan ve 2047 yılında bitecek olan ‘kira sözleşmesiyle’ İngiltere’den Çin’e devredildi. Hong Kong, Macao ile Çin’in iki özel idare bölgesinden biri. Hong Kong ve Macao dünyanın en uzun deniz köprüsü ile ana kara Çin’e bağlandı. Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre ABD, birçok alanda rakibi olan Çin’i ilerleyen günlerde de Tayvan ve Hong Kong gibi krizler üzerinden daha fazla köşeye sıkıştırmaya çalışacak.

YAZAR: Eren Yılmaz

Eren Yılmaz, Uluslararası İlişkiler eğitiminin ardından 8 yıl boyunca çeşitli ulusal gazetelerde Dış Haberler Muhabirliği ve Editörlüğü yaptı. 2 yıl da internet sektöründe çalıştı.

Ayrıca Kontrol Et

Hindistan ve Çin’in Maldivler savaşı

Çin ve Hindistan arasında sular durulmuş gibi gözükse de çekişme derinden devam ediyor. Hint Okyanusu’ndaki turkuaz deniziyle bilinen Maldivler üzerinde güç savaşı başladı. Hindistan, Maldivlere 100 milyon doları hibe olmak üzere 500 milyon dolarlık yatırım yapacak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir