Hong Kong’da kritik tarih: 2047

Son zamanlarda Çin karşıtı gösterilerin yaşandığı Hong Kong’un yakın tarihi, yönetim biçimi, statüsü ve toplumsal yapısı hakkında bilinmesi gerekenler. 


Çin hükümeti politik olarak zorlayacak diğer bir başlık Hong Kong. Aslında yazı dizimize başladığımız Tayvan meselesi ile benzerlikleri olan bir konu bu. Tıpkı Tayvan gibi Hong Kong da Çin’in hem iç siyasetini hem de uluslararası diplomasisini yakından ilgilendiren bir başlık. Dünyanın ülke mi, şehir mi, yoksa Çin’e bağlı özerk bir bölge mi şeklinde kafa karışıklığının yaşandığı diğer bir adres aynı zamanda. 

İNGİLİZ KOLONİSİYDİLER

Hong Kong bir ada. 1898 ile 1997 arasında İngiltere’nin sömürgesi altındaydılar. Aslında bu süreç 1898’de imzalanan “kira sözleşmesiyle” ile başlamıştı. 1984’te ise Çin ile İngiltere arasında varılan anlaşma gereği 1 Temmuz 1997’de Çin’in kontrolünde özerk bir bölge oldu. 1 Temmuz’da saatler gece yarısını gösterirken Hong Kong resmi binalarında 156 yıldır dalgalanan İngiliz bayrakları indirildi. Çin ile İngiltere arasındaki ilk devir anlaşması 1984’te yapıldığı için 1997’ye kadar geçen süreçte Hong Kong aslında “tek ülke, iki sistem” sürecine hazırlanmıştı. 1982’de başlanan müzakereler sürecinde dönemin Çin lideri Deng Xiaoping, yine dönemin İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’a Devir anlaşmasının gerçekleşmemesi halinde Hong Kong’u zorla geri alacaklarını” söylemişti. Çin, Hong Kong meselesini de tarihi kayıp ve geri kazanılması gereken bir ‘gurur’ olarak görüyor.

Tayvan da bahsettiğimiz gibi Çin’in “tek ülke iki sistem” politikası Hong Kong için de işletiliyor yani. Bu sisteme göre Hong Kong kendi politik ve ekonomik sistemini işletiyor. Anlaşmaya göre ayrıca 50 yıl boyunca dış politika ve askeri konularda Çin’e bağlı olacaklardı. Kendi para birimi ve Anayasası olan Hong Kong, Çin’in Özel İdari Bölgesi olarak kabul ediliyor. 

DÜNYANIN EN PAHALI YERİ

7.2 milyon nüfusuyla ile güçlü bir ekonomi sahip Hong Kong, Asya’nın en büyük medya ağına sahip olması ile biliniyor. Asya’nın en büyük film endüstrisi de bu adada ayrıca. Economist dergisi verilerine göre 2019’un en pahalı yerleri listesinde Hong Kong birinciliği Paris ve Singapur ile paylaştı. Hong Kong ayrıca dünyada en fazla turistin gittiği yerler listesinde yıllık 28 milyon uluslararası turist ile ilk sıralarda yer alıyor. Dünya basınında ise genellikle pahalı evleri ile gündeme geliyor. 20 m2’lik “ev”in aylık kirası 3700 dolar civarında. Ya da bir apartman dairesi 80 milyon dolara satılırken, bir otopark da 760 bin dolara alıcı bulabiliyor. Pekin hükümeti zaman zaman özellikle öğrencilerin “Hong Kong Çin değildir” protestolarına sahne olan ada ile bağlantılarını daha kuvvetlendirmek için 55 kilometrelik dünyanın en uzun deniz köprüsünü inşa etti. Hong Kong – Macau Adası – Çin’in ana karasını birbirine bağlayan köprü 20 milyar dolara mal oldu. Hong Kong ile Çin arasındaki krizin küresel etkilerine biraz daha yakından bakalım;

2047’YE KADAR NELER OLACAK?

Yukarıda belirttiğimiz gibi Çin ile İngiltere arasındaki anlaşma gereği Hong Kong 2047’ye kadar Pekin’e bağlı kalacak; ama bu süre içerisinde politik, ekonomik ve yargısal olarak özgür kalacak. 64’ten fazla milyardere ev sahipliği yapan Hong Kong’un hiç şüphesiz elindeki en büyük avantaj güçlü ekonomisi. Ancak Hong Kong nüfusu içerisinde Çin’den tamamen bağımsız olup, tam bir demokrasi talep edenlerin sayısı azımsanmayacak seviyelerde. 2014’teki Şemsiye Hareketi’ni hatırlayalım. 1989 yani Tiananmen Meydanı’ndaki gösterilerden bu yana Çin topraklarındaki en geniş katılımlı eylemler yapılmıştı. Merkezi İşgal Et sloganı ile sokağa inen ve başını öğrencilerin çektiği gruplar için Pekin yönetimi “Dış güçlerin kışkırttığı kişiler” demişti. Çin lideri Şi Cinping, “Hong Kong’da otoriteyi değiştirme çabası müsaade edilemez” açıklamasını yapmıştı. 

Çin ile Hong Kong en çok 1200 kişilik Komite Yönetim liderinin seçilmesi sürecinde yaşanıyor. Son olarak 2017’de Carrie Lam, Çin’e bağlılık yemini ederek Hong Kong’un lideri oldu. Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde lideri Komite Yönetimi seçiyor. Bu nedenle Batı basını Hong Kong’da doğrudan bir demokrasi yok” diyor. Göstericiler de bu durumun değişmesini talep ediyor. Diğer taraftan Hong Kong için Sessizlik isimli geniş katılımlı diğer bir grup Çin’e bağlı kalmalarını gerektiğini savunuyorlar. 

Peki 2047’ye kadar neler olacak? Ve belki de daha önemlisi 2047 sonrasında neler olacak? Bölge uzmanlarının ortak görüşüne göre Çin, Hong Kong’dan vazgeçmeyecek. Kazanan da Çin olacak. Hatta 2047’den sonra Hong Kong’un tamamen Çin’in kontrolü altına girmesi bekleniyor. 

 

YAZAR: Semih Sülün

34 yaşında 1 çocuk babası olan Semih Sülün, teknoloji ve politika haberlerinden sorumludur. Sık sık yurt dışı ziyaretlerine giden Sülün, Asya kıtası hakkında araştırmalarda yapıyor.

Ayrıca Kontrol Et

Hindistan ve Çin’in Maldivler savaşı

Çin ve Hindistan arasında sular durulmuş gibi gözükse de çekişme derinden devam ediyor. Hint Okyanusu’ndaki turkuaz deniziyle bilinen Maldivler üzerinde güç savaşı başladı. Hindistan, Maldivlere 100 milyon doları hibe olmak üzere 500 milyon dolarlık yatırım yapacak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir