Çin’de Türk öğrenci olmak

Renmin Üniversitesi’nde Kuşak Yol üzerine yüksek lisans yapan Emre Güpgüpoğlu ile Çin’deki eğitim hakkında konuştuk. Güpgüpoğlu, eğitim için Çin’e gitmek isteyenlere neler yapmaları gerektiğini anlattı


Çin’deki üniversiteler her geçen dün dünya çapında isimlerinden söz ettiriyor. Yabancı öğrencilerin eğitim alabilmesi için imkanların da genişletildiği Çin’e karşı Türk öğrencilerin de merakı artıyor. Dolayısıyla Çin’de eğitim gören Türk öğrencilerin sayısı günden güne çoğalıyor. Bu isimlerden biri de Yeditepe Üniversitesi mezunu olan Emre Güpüpoğlu. Halihazırda Renmin Üniversitesi’nde Kuşak Yol üzerine yüksek lisans yapan Güpüpoğlu ile Çin’de Türk öğrenci olmak hakkında konuştuk. Ortaya Çin’deki eğitim hakkında rehber niteliğinde bir söyleşi çıktı…

  • Öncelikle kendini biraz tanıtabilir misin? Hangi okul ve bölümden mezunsunuz?

Ben Emre Güpgüpoğlu. 1994 doğumluyum. Aslen Kayseriliyim. İlkokul  ve lise eğitimimi Kayseri’de tamamladıktan sonra üniversite eğitimim için İstanbul’a taşındım. Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun oldum.

  • Çin’de yüksek lisans yapmak nereden aklınıza geldi?

Aslında henüz üniversite 2.sınıftayken Çin’deki gelişmeleri takip etmeye başladım. İlk olarak Çin devlet başkanının Bir Yol Bir Kuşak projesini açıklamasıyla dünyanın doğusunda da çok güzel fırsatlar olduğunun farkına vardım. Takip eden yılda okulda aldığım derslerle ilgim daha da arttı. Üniversite 3.sınıftayken okulumuzda Uluslararası İlişkiler kulübünün başkanlığı görevini üstlendim. Pekin’de bulunan Nankai Üniversitesi ’inden Prof. Zhaoying Han’ı kulüp etkinliğimiz kapsamında okulda ağırladık. O gün benim için dönüm noktası oldu denebilir. Çin’i ve Çin’deki gelişmeleri düzenli olarak takip eder hale geldim. Tabi söylemeden geçemeyeceğim, aynı yıl okulumuzda açılan Konfüçyüs Enstitüsü’nün ve çok kıymetli Ebru hocamın teşvik ve yönlendirmeleri benim Çin’e olan ulaşılabilirliğimi ziyadesiyle arttırdı. Mezuniyet yaklaştıkça alternatif fırsatları düşünürken Pekin büyükelçiliğimizin sayfasında şu anda okuduğum bölümün tanıtımını gördüm ve hiç düşünmeden başvuru evraklarımı yolladım. Tabi burada her konuda beni destekleyen açık görüşlü ailemin hakkını da vermem gerekiyor.

  • Çin’de hangi okulda ve ne üzerine yüksek lisans yapıyorsunuz?

Okulum Çince olarak Zhōngguó Rénmín Dàxué, İngilizce Renmin University of China olarak geçiyor. Bölümümün tam adı ise Contemporary China Studies Silk Road School Belt and Road Initiative. Kısaca söylemek gerekirse Bir Yol Bir Kuşak projesi üzerine yüksek lisans yapıyorum. Dünyada bu proje kapsamında açılan ilk bölüm burası. Ben de ilk dönem öğrencisiyim zaten. Şu an ikinci jenerasyon eğitime başladı.

  • Bize biraz yüksek lisansa başvuru ve kabul sürecini anlatabilir misiniz? Yani Çin’de eğitim görmek isteyen Türk öğrencilerin de izlemesi gereken yolları anlatabilir misiniz lütfen?

Çin’de eğitim görmek isteyen Türklerin ilk yapması gereken şey bursları araştırmak. Çin burs konusunda son derece cömert. Her yıl 60binden fazla öğrenciye burs veriyor. Ne yazık ki Türkiye’de bunlar bilinmiyor. Spesifik bursları saymazsak 12 tane çok geniş kapsamlı burs var Çin’de. Dünyanın her yerinde olduğu gibi bursların şartlarını iyi anlamak ve evrakları eksizsiz sağlamak gerekiyor. Sonrası prosedürler. Genel olarak benzerlik gösterse de her bursun kendi süreci ve tarihleri var.

En iyi bildiğim için kendi başvuru sürecimden bahsedeyim ben. Yukarda belirtmiş olduğum gibi spesifik bir bölümde eğitim görüyorum. Büyükelçiliğimizin yapmış olduğu tanıtımda ilgili linke tıklayarak başvuru sayfasına ulaştım. Burada sisteme yüklemeniz gereken evraklar var. Her okulda olduğu gibi sizden niyet mektubu, tavsiye mektubu, transkript, mezuniyet belgesi ve dil sertifikası istiyorlar. Çin’de burslu burssuz eğitim görmeniz için Çince bilme mecburiyetiniz de yok. İngilizce de yeterli. Gereken belgeleri temin ettikten sonra ön değerlendirmeyi geçen öğrencileri mülakata alıyorlar. Tamamen online olarak yapılıyor. Peşinden de sonuçlar açıklandı. Başvurular bitip değerlendirme süreci başladıktan sonra süreç 4 haftadan kısa sürdü ki gerçekten çok kısa bir süre. Binlerce başvurudan söz ediyoruz. Bu benim bursumun süreci olsa da hemen hemen hepsi aynı diyebilirim.

  • Vize sürecinden de lütfen bahsedebilir misiniz? Tabi orada nerede kaldığından ve ev ya da yurt işlemlerini nasıl hallettiğinizden de…

Vize süreci de çok açık aslında. Okuldan kabul aldıktan sonra size vize başvurusu için size evrak gönderiyorlar. Sizin de bir form doldurmanız, sağlık raporu ve diğer istenen evrakları hazırlamanız gerekiyor. Ankara ve İstanbul’da bulunan vize merkezlerinden birine internet üzerinden randevu alıp giderek başvurunuzu yapıyorsunuz. 10 gün içerisinde hazır oluyor vizeniz.

Konaklama demişken burada burs konusuna tekrar değinmek istiyorum. Çin’de eğitim için aldığınız burslar; burs çeşidine göre konaklamayı da kapsayabiliyor. Benim bursum da bu şekilde. Çin’e geldiğimde yurt odam hazırlanmıştı bile. Sadece pasaportla kayıt yaptırıp depozito yaptırmam gerekti. Ve açıkça söyleyebilirim ki yurtlar çok çok iyi. Her türlü ihtiyacınızı karşılıyor.

  • Yüksek lisans yaptığın okulu nasıl buldunuz? Yani hangi kriterlere göre o okulu seçtiniz?

Renmin Üniversitesini daha önce duymuştum. Buraya yarım dönem için misafir olarak genel bir arkadaşım vardı. Ardından başvuru sürecine hazırlanırken okulu detaylarıyla araştırdım. Artık bir üniversite hakkında bilgi edinmek çok kolay. Çeşitli değerlendirmelere göre dünya sıralamalarına bakabiliyorsunuz. Ben de ilk olarak bunu denemedim. Lakin bulduğum sonuç beni çok tatmin etmedi. Ardından Çin’deki üniversitelerin yapılanmasına baktığımda çok daha verimli bilgilere ulaştım. Renmin Universitesi Çin’de sosyal bilimler alanın en önde gelen okullardan birisi. Ayrıca Çin tarihinde de doldurulamaz bir yeri var. Haliyle mezunları da hem iş dünyasında hem siyasi arenada çok ciddi konumdalar. Okulun sunmuş olduğu imkânları da göz önüne alınca her şeyiyle içime sindi.

  • Öğrenciler için çok önemli bir soruya gelelim; Çin’de yaşamak ve okumak pahalı mı?

Çok açık söylüyorum, burs alan bir öğrenci Türkiye’den 1 kuruş paraya ihtiyacı olmadan burada yaşayabilir. Diyelim ki alamadınız, Avrupa ve Amerika’ya kıyasla yarısından daha aza yüksek lisansınızı mal edebilirsiniz.

  • Yemek konusunu nasıl hallediyorsunuz?

Ne yazık ki biz Çin’i hiç tanımıyoruz. Kendi adıma Çin’e gelince fark ettim bu durumu. Çin’de çok çeşitli yemekler bulmak mümkün. Özellikle bazı mega kentlerde çok ciddi Müslüman nüfuslar var. Zaten o bölgelerde asla yemek problemi çekmezsiniz. Pekin Şangay Shenzen gibi metropol şehirlerde de dünyanın bütün mutfaklarından yemekler mevcut. Üniversitelerde helal yemekhaneler bile var. Tabi bir kebabın bir baklavanın verdiği hazzı alamazsınız lakin aç kalmazsınız! Dünyanın öbür ucunda, uzak doğudasınız. Biraz da yeni tatlar denemekten ne zarar çıkar!?  Çok sıkışırsanız elbette Türk restoranları bulmak da mümkün. Ya da gelirken yanınızda gıda malzemesi getirebilirsiniz. Anlayacağınız çözümsüz bir dert değil.

  • Çok Türk öğrenci var mı çevrenizde?

Çin’de yaklaşık olarak 6 bin  Türk yaşıyor. Benim olduğum şehirde de 100 civarı var. Bu arada Suzhou’da kalıyorum ben. Bulunduğum şehirde bazı Türk firmaları da var. Haftada bir halı saha çıkarak sayımız var anlayacağınız. Türkiye dışındaki Türkleri de belirtmek gerekirse; Orta Asya ülkelerinden bolca Türk arkadaşlarım da var. İçlerinde, dizilerimiz sağ olsun, Türkçeyi çok akıcı konuşanlarla bile tanıştım.

  • Bu süreçte Çince öğrenebildiniz mi?

Ben Çin’e geleli 1 yıl oldu. Asgari düzeyde günlük hayatımı idame ettirecek kadar Çincem var. Bir Kayserili olarak pazarda pazarlık yapabiliyorum mesela. Ama bunun dışında akademik düzeyde bir Çinceye ulaşamadım henüz. Bunun için zaman ve emek gerekli. Geçen yıl ağır bir ders programım vardı haliyle çok zaman ayıramadım. Bu sene geliştireceğime inanıyorum

  • Yüksek lisanstan sonrasına karar verebildiniz mi? Yani dönecek misiniz Türkiye’ye yoksa orada kalmayı planlıyor musunuz?

Şu an için kesinleşmiş bir planım yok lakin Çinceyi iyice öğrenmeden dönmek istemiyorum. Belki bir sene daha Çince öğrenmek için kalırım. Bu arada Çince öğrenmek için de burs alabiliyorsunuz.

  • Çinliler Türkiye hakkında neleri biliyor?

Biz onları ne kadar tanımıyorsak onlar da bizi o kadar tanımıyor. Geçen yıllarda Büyükelçiliğimizin gayretleri ve Çin’de Türkiye turizm yılı ilan edildikten sonra biraz daha farkındalık artmış. Burada çok popüler bir şarkı var Türkçe karşılığı “Romantik Türkiye”. Haliyle Türkiye’nin çok romantik olduğunu biliyorlar. Tabi ki Kapadokya’yı ve balonları, yemeklerimizi bir de İstanbul’u biliyorlar.

  • Size yaklaşımları nasıl oluyor?

Yani bu çok kapsamlı bir soru. Burada Türk vatandaşı olduğunuzu bilmeden önce diğer herkes gibi bir yabancısınız onlar için. Haliyle çok ilgi çekiyorsunuz. Hele ki uzun boyluysanız, esmerseniz ya da kıvırcık saçlarınız varsa, kısaca tipik bir Asyalıya benzemiyorsanız! Olumsuz ya da art niyetli bir tutumla karşılaşmadım hiç. Gerek sokakta ya da sosyal hayatta gerekse okulda sizden saygı duymanızı bekledikleri çok basit prensipleri var. Siz onlara saygı duyunca haliyle siz de karşılığında saygı ve tolerans görüyorsunuz. Yaşlı kuşak biraz daha kapalı ya da çekingen diyebilirim yabancılara karşı. Genç jenerasyon, özellikle İngilizce biliyorsa, daha açık. Bir de çok utangaçlar. İkili iletişimde bu süreci aşmak biraz zaman alıyor.

  • Okul dışında vaktinizi nasıl geçiriyorsunuz?

Okul dışındaki vaktimi ikiye ayırıyorum. Derse ayırmam gereken ve gezmeye ayırmam gereken. Derse ayırmam gereken diğer her yerdekiyle aynı: Kütüphane. Çin’in asıl güzelliği gezme kısmında başlıyor. Binlerce yıllık tarihi olan bir medeniyetten bahsediyoruz. Haliyle gezecek yerler bitmiyor. Sadece kendi şehrinizi gezmek günler hatta haftalar sürüyor. Onun dışında Çin’de ulaşım çok ucuz. Dışarıya çıktığınız her an yeni bir tecrübe zaten. Asla yurt odasında oturup sıkılmanıza gerek yok. Ve tüm bunları çok cüzi masraflarla yapabiliyorsunuz. Bir de çok fazla uluslararası öğrenci var programlarda. Sürekli olarak küçük bir BM gibi. Aralıksız farklı ve kültürler öğreniyorsunuz. Çok keyifli şeyler bunlar. Düşünsenize, bütün dünyayla ilgili bilgiyi yurtta oturup kahve içerek ve arkadaşlarınızla sohbet ederek ediniyorsunuz. Bulunmaz fırsat.

  • Yüksek lisansınız Türkiye’de de geçerli olacak mı?

YÖK’ün denklik için istediği şartları sağladıktan sonra elbette geçerli oluyor.

  • Çin’de eğitim almak isteyen Türk öğrencilere tavsiyeleriniz neler olur?

Hiç düşünmeyim, gelin! Hayatınızı değiştirecek imkânlar sunuluyor size Çin’de. Vizyonunuzu açacak dünyaya bakışınızı değiştirecek bir sistem var burada. Ön yargılarınızı, tabularınızı bir kenara bırakın. Bütün dünya buraya akarken seyirci kalmayın. Kaybedecek hiçbir şeyiniz yokken kazanacaklarınız hayatınızı tahayyül edemeyeceğiniz şekilde değiştirebilir. Çıkın çıkın gelin yahu! Daha ne diyeyim!

Bir de elimizin altında bulunmaz bir fırsatımız var bizim. Konfüçyüs enstitüleri! Evet Türkiye’de! Çin’le ilgili her türlü bilgiyi edinebileceğiniz, başka bir deyişle Çin’in dünyaya açılan kapısı işlevini gören kurumlar bunlar. Gidip görüşün, her türlü bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca dil engeli de yok. Enstitüde çalışan kıymetli Türk akademisyenlerimizin dışında görev alan Çinliler de Türkçe biliyor. Gidin görün ne kadar tatlı Türkçe konuştuklarını.

 

YAZAR: Caner Yılmaz

Türkiye'nin en saygın medya kuruluşlarında 2001 yılından bu yana çeşitli görevlerde bulunan Caner Yılmaz, ekonomi ve finans başta olmak üzere bir çok konuda uzmanlaşmıştır.

Ayrıca Kontrol Et

Çin gıda israfına savaş açtı

Yılda 18 milyon ton gıdanın çöpe gittiği Çin’de yeni bir kampanya başlatıldı. Gıdaya israfına karşı bir mücadele başlarken N-1 adı verilen de bir kampanya devreye girdi. Artık grup halinde restoranlara gidenler kişi sayısından bir az tabak sipariş edecek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir