Çin’in 20 yılda küresel ihracatta ABD’yi geride bırakan yolculuğu

Financial Times tarafından hazırlanan analize göre, Çin’in uyguladığı ikili ticaret anlaşmaları sayesinde ihracatta ABD’yi geride bıraktığı belirtildi. İşte Çin’in ihracatta yaşadığı 20 yıllık değişim…


Günümüzde özellikle ekonomi alanında büyük bir çekişme içerisinde bulunan ABD ve Çin, uyguladığı stratejik hamleler sayesinde yıllardır dünya sahnesinde önemli bir rol alıyor. Financial Times’ın yaptığı araştırmalara göre, Çin’in uyguladığı ikili ticaret anlaşmaları sayesinde ihracatta ABD’yi geride bıraktığı belirtildi. Bilindiği üzere 2000 yılında yani Çin Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) üye olmadan önce, özellikte ihracat alanında dünya sahnesinde adından pek söz edilmiyordu. Fakat Çin’in üyeliğinin ardından dört yıl içinde müthiş bir sıçrama yaparak neredeyse tüm Asya’nın ihracatçısı konumuna geldi. Avrupa da istikrarlı bir büyüme kaydetmeye başlayan Çin, son olarak ise Afrika’nın da ana ihracatçısı olmaya başladı.

ABD’NİN MÜTTEFİKLERİ ÇİN’E YÖNELDİ

İhracatta uyguladığı doğru hamlelerle birlikte büyümesine tam gaz devam eden Çin, ABD’nin müttefikleriyle de ikili anlaşmalar gerçekleştirerek ihracatını artırmaya devam etti. İngiltere, Fransa, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ABD’li müttefikler, yeni dünya düzeninde Çin’i tercih etmeye başladı. 2018 yılına gelindiğinde ise, Çin ihracat dünya üzerindeki hakimiyetini daha da artırarak, Güney Amerika, Nijerya ve Suudi Arabistan gibi dünyanın farklı bölgelerine ihracat gerçekleştirdi.

ÇİN DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ’YLE KÜRESELLEŞTİ

Finans şirketi Pictet’in Ekonomisti olan Thomas Costerg, 1990’lı yılların başında Bill Clinton’un da yardımı sayesinde Çin’in WTO’ya üye olduğunu ve Clinton’un bu yanlış hamle sayesinde Çin’in muazzam bir büyüme gerçekleştirdiğini söyledi. Ayrıca Costerg, son 20 yılda Çin’in dünya ihracatında merkez ülke haline geldiğini ifade etti. NN Yatırım Ortakları’nın stratejisti Maarten-Jan Bakkum ise Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmasıyla birlikte ülke ekonomisinin küreselleştiğini ve rakip ülkeleri geride bıraktığını söyledi.

ABD’NİN ENDİŞESİ ARTIYOR

2000’li yılların başında Çin’in bu denli bir sıçrama yaşayacağını kimsenin tahmin etmediğini vurgulayan Costerg, “Çin hali hazırda dünyanın birçok ülkesi için ana tedarikçi konumunda bulunuyor. Günümüzde ticaret, çok kutuplu olmaktan ziyade giderek Çin’in merkezinde olduğu tek kutuplu bir hale geldi. Çin’in jeopolitik konumunu her geçen gün artırması sebebiyle ABD’nin endişesi artıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“MADE IN CHINA 2025” DEVREDE

Tüm bu sürecin haricinde ‘Çin malı’ algısını değiştirmek isteyen Pekin yönetimi, ihracatta daha da baskın olmak ve yüksek kaliteli ürünlere imza atmak için “Made in China 2025” projesini hayata geçirdi. Bunun için şimdiden yapay zekâya yatırım yapmayan başlayan Çin, 2030 yılına kadar bu alanlara 150 milyar dolarlık bir bütçe ayırmış durumda. Made in China 2025 stratejisine göre bilgi teknolojisi, robotlar ve uzay alanları başta olmak üzere 10 farklı alanda büyümeyi hedefleyen Çin’in önümüzdeki günlerde nasıl politikalar izleyeceği ise merakla bekleniyor.

 

YAZAR: Caner Yılmaz

Türkiye'nin en saygın medya kuruluşlarında 2001 yılından bu yana çeşitli görevlerde bulunan Caner Yılmaz, ekonomi ve finans başta olmak üzere bir çok konuda uzmanlaşmıştır.

Ayrıca Kontrol Et

Çin nüfusu 1.4 milyar oldu ama kriz kapıda

Çin nüfusu 2020 verileri için bu yıl ülkede nüfus sayımı yapılacak. Ama Çin nüfusu 2019 verileri açıklandı. Çin nüfusu 1.4 milyar kişiye çıktı. Ancak Çin’in nüfusunda kriz kapıda: Doğumlar azaldı, kadınlar iki çocuk istemiyor, genç nüfus eriyor, tüketim eriyor, iş gücü kaybediliyor, yaşlı nüfus artıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir