Türk kahvesi ile Çinlileri fethetti

17 yıldır Çin’de yaşayan Gökhan Bükmüş, Türk kahvesi ve falı ile büyük bir üne kavuştu. Bükmüş ile Çinlilerin Türk kahvesi merakını konuştuk


Turizm rehberi olarak gittiği Çin’e yerleşen Gökhan Bükmüş, Çinlileri Türk kahvesi ise fethetti. Türk kahvesini Çinlilere sevdirmekle kalmayan Bükmüş, kahve falıyla da büyük bir üne kavuştu. Çinlilerin fal baktırmak için sıraya girdiği Bükmüş ile tecrübelerini konuştuk.

Öncelikle kendinizi biraz tanıtabilir misiniz?

İstanbul’da doğdum. 1996 yılında Turizm Bakanlığı’nda İngilizce dilinde Profesyonel Turist Rehberi brövesi aldım. Önce İstanbul’da turist rehberliği yaptım, ardından Mısır, Hindistan ve en son Çin’de bir İngiliz Turizm Acentası’nın tur lideri olarak çalıştım. Daha sonra Çin’de kalmaya karar verdim.

Ne zamandır Çin’de yaşıyorsunuz ve oraya gitme amacınız neydi?

2002 senesinde Çin’e geldim. 1990’lı yıllar ülkemizde insanların bayram ve yaz tatilleri için yurtdışı seyahatlerine yöneldiği bir dönemdi. Ben de bir turist rehberi olarak hem farklı ülkeleri tanımak hem yurtdışı turizm rehberliği konusunda tecrübe edinmek için Çin’e geldim.

Vize sürecinizden ve oturma ile çalışma izni prosedürlerini de anlatabilir misiniz?

Çin vize konusunda ince eleyen sık dokuyan bir ülke. Bildiğim kadarıyla yeni düzenlemelerle prosedürler daha rahatlatılıyor. Eşim Çin vatandaşı olduğu için ben aile bağı sayesinde ilgili oturum iznine sahibim.

Türk kahvesi fikri aklınıza nasıl geldi?

2013 senesi Çin’de Türk Kültürü yılıydı. Yıl boyunca kültürleri buluşturan çok sayıda etkinlik düzenlendi. Ben de ayni yıl, eşimle birlikte Dongguan şehrinde Türkiye’ye özgü el sanatları ve hediyelik ürünler satışı yaptığımız küçük bir dükkan açtım. Etkinliklere ve fuarlara katıldık. Katıldığımız etkinliklerin arasında kahve fuarı ve yarışmaları da vardı. Türk kahvesi dünyanın en eski demleme yöntemi ama hiçbir etkinlikte gözüme çarpmamıştı. Hatta pek bilinmiyordu da. Kahve etkinlikleri düzenleyen bir Çinli arkadaşımın ısrarlarına dayanamayıp katıldığım etkinliklerde Türk kahvesi ikram etmeye başladım.

Çinliler, Türk kahvesi ve falını sevdiler mi?

Türk kahvesi telvesiyle fincanda servis edilen tek kahve olması sebebiyle Çinliler’in içtiği diğer kahvelerin hiçbirine benzemiyor. İçerken ağzınıza telvenin gelmesi bazen garip gelse de kısa sürede hatırı sayılır müdavim grubumuz oluştu. Çinliler öğrenmeye meraklı; o yüzden hazırlanmasında pişirilmesine, servisinden ve nasıl içileceğine kadar birçok detayı anlatmamız ilgilerini çekiyor. Kahve falını kahvemizi tanıtmak için eğlenceli, yardımcı bir unsur olarak düşünmüştü. Bazı arkadaşlarımın falına kız kardeşimden aldığım tüyolarla bakmıştım Yanılmışım. Çinliler fala çok düşkünler. Gelecek, is, ilişki merakını geçtim, gecen sene Dünya Kupası’nda kahvesini içip falda maç skoru soranlar bile oldu.

Çinliler, Türkiye’den en çok neleri merak ediyor ve biliyor?

Çin’e geldiğim 2002 senesinde Japonya ve Güney Kore’de Dünya Kupası düzenlenmişti. Biz de Çin ile aynı gruptaydık. O turnuvadan sonra Çin’de gittiğim her yerde Türk olduğumu söylediğimde “Türk futbolu ve Hasan Şaş harika” denirdi. Yine o yıllarda Çin ile aramızdaki ticaret hızla gelişmeye başladı. Ticari yönden Türkiye tanındı. Son yıllardaysa turizm ve kültürel açıdan daha fazla tanınmaya başlandı. THY’nin ve şimdilerde Çinli ve diğer Türk havayolu şirketlerinin birçok noktadan Türkiye’ye yaptıkları uçuşlar, e-vize uygulamasıyla Çinlilerin çok kolay vize alabilmeleri, Çin’deki üniversitelerde okuyan öğrenci arkadaşlarımızın okullarındaki kültürel etkinliklerde kurdukları renkli stantlar Türkiye’ye ilgiyi arttırdı. Ama en büyük etkiyi Çinli pop müzik sanatçısı Xiao Zhang’in 2017’de söylediği bir şarkı ve klibi yaptı. İsmini ‘Seninle seyahat etmek istiyorum’ diye çevirebildiğim şarkının sözlerinde seyahatine romantik Türkiye’den başlaması ve klibinde Kapadokya’yı göstermesi Türkiye’ye yepyeni bir ‘Romantik Türkiye’ unvanı kazandırdı. Bu şarkıyla birlikte Türkiye, Çinlilerin seyahat planlarında ilk ülke olmaya başladı ve tabii ki Kapadokya da en çok merak edilen yer.

Çin’de yaşamanın zorlukları neler?

Ben Çin’e ilk geldiğim sene çok zorlanmıştım. En büyük sorun dildi. Yabancı dilde ne restoranlarda bir menü bulabiliyordunuz ne de bir ikaz tabelası ya da herhangi bir şey. Yabancı dil konuşabilenlerin sayısı belki azdı, belki de yabancıyla konuşmaya cesaret edemiyorlardı; Kültürel farklılık, bir pot kırar mıyız, kendi kültürünüzde kullanılan bir söz karşı tarafı incitir mi kızdırır mı bilmiyorsunuz. O yüzden iletişim kurmak zordu. İlk başlarda yüzlerini ayırt etmede de çok zorlanmıştım. Düşünebiliyor musunuz, akşam 2 saat boyunca birlikte yemek yediğiniz kişiyi ertesi gün “Merhaba. Benim adım Gökhan” diye kendini tanıtıyorsun. O da “Evet, dün birlikte yemek yedik” diyor.
Bunlar o dönemde kaldı tabii. Bugün Çinliler yabancılarla çok daha rahat iletişim kurabiliyor. Bizler de burada Çin’in ileri teknolojisinin günlük yaşamımıza sunduğu sayısız avantajlardan faydalanıyoruz. O yüzden bugün Çin’de yasamak eskisi gibi zor değil. İllaki bir zorluk duymak isterseniz, o vakit 17 senedir hiç değişmeyen bir şey var; Çinlilerin rahat ve sakin tabiatları. Şayet aceleci ve sabırsız bir karaktere sahipseniz ya da bir işinizi hemen halletmek istiyorsanız Çin’de yaşayacaksanız veya Çinlilerle iş yapıyorsanız sabırlı olmayı öğrenmelisiniz.

Sizi Çin kültüründen en çok neler şaşırtıyor?

Çin’de bulunduğum 17 senede Çin’in yapısal, ticari, teknolojik, sportif ve kültürel açıdan çok büyük değişime, gelişime ve başarılarına şahit oldum. Ben kendi ülkemin değişimini, başarılarını buradaki arkadaşlarımla büyük bir gururla paylaşırken Çinlilerin olağanüstü gelişimlerini, başarılarını, son derece mütevazi, olağan bir gelişme gibi görmelerine, övünmekten imtina etmelerine hep şaşırmışımdır.

 

 

YAZAR: Alper Kaya

Galatasaray Üniversitesi Fransızca Fakültesi bölümünden mezun olduktan sonra birçok ulusal şirkette görev yapan Alper Kaya, 33 yaşında ve 2 çocuk babasıdır. Çin gündemi ile yakından ilgileniyor.

Ayrıca Kontrol Et

Koronavirüs salgını günlük hayatları vurdu

Dünyada hızla yayılan Kovid-19 salgını nedeniyle ülkelerdeki günlük alışkanlıklar sekteye uğruyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir